İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Neyse ki, Bakan Fidan durumun farkında gibi

  • Bakın bakalım kim ne kazanmış

  • Öngörüsüzlük yarışması

  • Yasak sadece Türklere

  • Köle tacirlerinde giderlerse korkusu

  • Garaja bakın

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Neyse ki, Bakan Fidan durumun farkında gibi

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 9, 2024

Yazı İçeriği

  • Neyse ki, Bakan Fidan durumun farkında gibi

  • Bakın bakalım kim ne kazanmış

  • Öngörüsüzlük yarışması

  • Yasak sadece Türklere

  • Köle tacirlerinde giderlerse korkusu

  • Garaja bakın

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bakın bakalım kim ne kazanmış

Esad Ailesi’nin 53 yıllık iktidarı bitti.

Tüm diktatörlükler biter.

Genelde arkalarını dayadıkları yabancı ülkeler kendi sorunlarına odaklanıp desteği çekince biter.

Esad Ailesi’ninki de bitti.

Bizim için, yani Türkiye için iyi mi oldu, kötü mü oldu, bu şekilde mi bitmeliydi onu konuşmamız lazım.

Doğrusunu isterseniz, Esad’ın Baas rejiminin düşmesi ve Suriye’de kontrolün YPG ile HTŞ arasında paylaşılmaya başlanmasının Türkiye’deki troller ve siyasal İslamcıların ahmakları ile trolleri arasında yarattığı “sevinç” havasına pek katılamıyor tam aksine bunun genel bir Türkiye politikasına işaret etme olasılığından dolayı da tedirgin oluyordum.

Yan komşumuzda ABD destekli bir terör devleti oluşturulma çabasından zaten rahatsızken, bir de ülkenin geri kalanında Afganistan benzeri bir “Talibanımsı rejim”in temellerinin atılması son derece tedirgin edici idi.

Güney komşumuzdaki “laik, az demokratik” rejimin yıkılıp yerine laik olmayan ve haliyle demokratik de olmayan ABD kontrolünde ve İsrail destekli bir yeni rejim kabus gibiydi. Ne ABD, ne de İsrail HTŞ ile bağını inkar ediyordu.

Buna karşın Türkiye’de İsrail karşıtı gösteriler yapan ve herkesi İsrailci olmakla suçlayan siyasal İslamcı troller, Suriye’de İsrail’i destekliyorlardı.

Artık komşumuz PKK’nın Suriye kolu YPG ve El Kaide artığı HTŞ idi.

Ve Suriye Türkiye’nin en baştan beri savunduğunun aksine bölünüyordu.

Buna sevinmek Türkiye açısından aptallıktı.

Açıkçası çok tedirgindim.

Neyse ki, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çıktı.

Esad rejiminin yıkılmasından duyduğu memnuniyeti gizlemedi ama çok da karamsar görünmeden buradaki yeni oluşumun Türkiye açısından yaratabileceği tehlikelerin farkında olduğuna işaret eden bir açıklama yaptı.

Trollerin ve siyasal İslamcı cühelanın aksine, Türk Dışişleri’nin HTŞ ile ABD-İsrail ilişkisinin sıkıntılı yanlarının, Suriye’nin bölünmesinin yaratacağı tehlikelerin farkında olduklarını anladım.

Gelişmeleri engellemek için kısa vadede ellerinden bir şey geleceğini zannetmiyorum.

Ama en azından saçma hezeyanlar içinde olmamaları bile bir avantaj.

Komşumuzda olan bitenler Türkiye’nin hiç ama hiç lehine değil.

Ve zannederim Dışişlerimiz bunun farkında.

Umarım yarın birkaç oy uğruna kalkıp da bunun tersi bir tutum içine girmeyiz.

Tüm bu gelişmelerin, PKK’ya yaradığını PKK/YPG’nin kendine alan açtığını söylüyorum, troller sövmeye başlıyor.

İnanmıyorsanız şu haritaya bakmanızı rica edeceğim.

Öngörüsüzlük yarışması

İki gündür CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile dalga geçiyor büyük bir çoğunluk.

Devrilmeden bir gün önce “Esad’la görüşmeliyiz” dedi diye.

“Bu nasıl bir öngörü noksanlığı” diyorlar.

Öngörüde bir sorun olabilir ama Esad’la görüşmek ve Suriye’de makul bir dönüşüme öncülük etmek fena bir fikir değildi.

Kontrollü bir geçiş için Esad’ı da işin içine almak ve ülke tam bir kaosa sokulmadan Baas’sız ve Esad’sız dönemi hazırlamak iyi fikirdi.

Ancak belli ki ABD ve İsrail bunu pek de istemiyordu.

Özgür Özel’in öngörüsüzlüğünü konuşuyoruz da, diğer liderlerinkini niye kimse gündeme getirmiyor.

HTŞ harekete geçinceye kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan Esad ile görüşmek, masaya oturmak istiyordu. Bizim Esad ile masaya oturmamız İsrail-ABD operasyonunu durduracak mıydı!

Yoksa bizim Esad ile masaya oturma ihtimalimiz yerine mi İsrail ile ABD hızla HTŞ’yi devreye soktu.

Ya Devlet Bahçeli’ye ve ortağı Erdoğan’ın “İsrail Türkiye’ye saldıracak” tavrı!

Dün İsrail Türkiye saldıracak diyenler, şimdi İsrail’in Suriye’de organize ettiği operasyonu alkışlıyorlar.

İsrail’in Suriye’de yaptırdığı iş Türkiye’nin aleyhine ise niye alkışlıyorsunuz, lehine ise niye dün İsrail tehlikesi var diye bas bas bağırıyordunuz!

Ya da Öcalan’ı serbest bırakalım demenizin gerekçesi neydi!

ABD ve İsrail’in kurmakta olduğu PKK Devleti’nin başına geçmesini mi planlıyordunuz? Bu muydu öngörünüz ya da planınız?

Özgür Özel’le dalga geçmesine geçin ama sizin de durumunuz pek farklı değil.

Üstelik de tüm ilişkiler ve istihbarat elinizde iken.

Yasak sadece Türklere

Dün İstanbul’un dört tarafında Suriyeli göçmenlerin yaptığı gösteriler vardı.

Fatih’te hayli kalabalık bir grup toplanmıştı.

Başka yerlerde de benzer eylemler yapıldı.

Teşvikiye’de ise geniş bir kalabalık önce gösteri yaptı sonra da Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nun bulunduğu binaya girerek konsolosluğun bayrağını indirdiler.

Benim bu olan bitenden anladığım ise şu oldu.

Türkiye’de gösteri yapmak, yürüyüş yapmak, tepkini ya da sevincini göstermek sadece Türklere yasak.

Eğer Suriyeli iseniz istediğinizi yapabilirsiniz.

Köle tacirlerinde giderlerse korkusu 

Suriyeliler gidince ekonomi ne olacak sorusu gündemde. 

Kayıt dışı, sosyal güvenliksiz ucuz işgücü gidebilir diye korkanlar var. 

Benim yıllardır “köle taciri” dediğim kesim.

Bunlardaki paniğin sebebi sayılarını bilmediğimiz ama en az 5 milyon civarında olduğunu zannettiğimiz bu işgücünün gitmesi. 

Aynen Trump’ın Meksikalıları yollamasından korkan Amerikalı işletmeler gibi.

Zannediyorlar ki hepsi gidecek. 

Peşin peşin söyleyeyim, “Gitmezler!”

Görünen o ki, Suriye’nin kuzeyinde Kürt milliyetçisi bir PKK devleti olacak, güneyde ve batıda ise İslamcı şeriat devleti. 

Yanmış yıkılmış bir Suriye’nin üzerine bunlar kurulacak. 

Sizce Türkiye’yi bırakıp kaçı gider böyle bir ortama. 

Birkaç yüz bini elbette gider fakat hepsinin haldır küldür gideceğini zannediyorsanız çok ama çok yanılırsınız. 

Tabii hepsinin gitmesi halinde bundan en büyük zararı iktidarın milli gelir hesabı görür. 

Yasa dışı göçmenler dahil 95 milyon kişinin üretimi olan GYSMH’yi 86 milyonluk resmî nüfusa bölüp kişi başı geliri yüksek gösteriyorlardı. 

Eğer giderlerse bu sahte hesap bozulur. 

Bir de bakarız ki aslında çok daha düşük bir milli gelirimiz varmış.  

Garaja bakın

Her diktatör ailesi gibi Esad Ailesi de lükse, sefahate hayli düşkünmüş.

Ülkenin dört bir yanına yayılmış saraylar, halkına tepeden bakan görkemli kaşaneler diktatörlüğün şanından olsa gerek. 

Dün bu saraylar, daha önce terörist ilan edilen muhalifler tarafından basıldı, yağmalandı. 

Aslında yağmalanan diktatörün değil, ülkenin varlığı ama yılların öfkesini dizginlemek mümkün değil. 

Esad ailesinin sarayı yağmalanırken yine her diktatör sarayında olduğu gibi alttaki gizli bölümler de ortalığa döküldü ve ailenin müthiş otomobil koleksiyonu da gün yüzüne çıktı. 

Aralarında dikkatimi çekenleri söyleyeyim. 

Ferrari’nin 50. yılına özel olarak çıkarılan bir Ferrari F 50 var. Yabancı ajanslar buna F 40 demiş ama değil.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Üzülmemiz gereken yerde sevinmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor
Köşe Yazıları
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

Fatih Altaylı

Mart 19, 2026

Post-operatif
Köşe Yazıları
Post-operatif

Fatih Altaylı

Mart 18, 2026

Yuh artık
Köşe Yazıları
Yuh artık

Fatih Altaylı

Mart 17, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026